Kuran | Sureler | Konular | İletişim

Bedi´ İlmi

Müktezâyı hale (yerine ve adamına) uygun sözlerin süsleme tarzlarıyla ilgili bilgileri öğreten ilme «Bedî´ ilmi» denilir. Bu süsleme tarzlarının bir kısmı, mânâ ile ilgili güzelleştirmeler olup bunlara manevî güzelleştirici san´atlar denilir. Bir kısmı da lafızla ilgili süsleme san´atlandır. Bunlara da lafza ait süsleyici san´atlar denilir. [1]



I. Mânâ İle İlgili Süsleme San´atları


1- Tevriye: Biri yakın olup sözden ilk anda anla­şılan ve fakat kasdedilmeyen, diğeri de uzak olmak üzere iki mânâsı bulunan bir lafzı zikredip bir nükteden dolayı uzak mânâsını kasdederek o lafzı bu mânâsında kullan­maya «tevriye» denilir. Tevriye´de kasdedilen mânâya gizli bir karine ile intikal edilir. Misâl:

"Geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan), gündüzün ne işlediğinizi bilen: (sonra belirlenmiş süre tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten (uykudan uyandıran) O´dur.»[2] Yüce Allah,

sözüyle «günahları işlemek» olein uzak mânâsını kasdetmiştir.

Ve şâirin şu beyti gibi « Ey saygı değer ve kendisine halkın köle olduğu efendim! Sen Hüseyin´sin,

fakat sen bize fazla eziyet ediyorsun.» «Yezid» kelimesinin yakın mânası özel isim, kasdedilen uzak mânâsıda = «arttı» filinin müzâridir.

[ Bazı misaller:

« Senin, şiirinin beyitleri, köşkler gibidir (sağlamdır). Fakat, güzelliklerini görmeye engel olan hiçbir kusur onlarda yoktur. Sözlerinin akıcı olması ve mânalarının ince olması hayret edilecek bir şeydir. »[3]

Rahman olan Allah, Arşı kud­retiyle kuşatmıştır.»[4] «Biz, göğü bir kuvvetle bina ettik.»[5]

« Asaletti isen, çalı­şıp çabala ve dedene (ecdadına) güvenme.[6]

« Mısırlılara ait çok miktarda eser gördüm. Sen (onlarda) herhangi bir kusur gördün mü?»[7]

« Zaman tarafıdan etkilenmesine rağmen, mahvolmamış, Mısırlılara ait bir eser gördüm.»[8]

2- Tıbâk: (Aralarında gerek tezad, gerek diğer bütün) karşılaştırmalar bulunan) İki zıt mânânın bir arada zikredilmesine «Tıbâk» denir. Misâl: Şu âyette olduğu gibi ´Uykuda oldukları halde, sen onlan uyanık sanırsın»[9] ve şu âyette olduğu gibi:

«Fakat insanların çoğu bilmezler. Onlar, dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Ahiretten ise, tamamen gafildirler.»[10]

[Bazı misâller:[11]

« Hazreti Peygamber (s.a.) buyurmuş ki; « Malın en hayırlısı, uyuyan göz için uyumayan pınardır.»[12] Yâni uyuyan ve uyanık mânâlarını ifâde eden kelimeler bir arada zikredil­miştir.)

Yüce Allah şöyle buyurmuş:

« Yaptıkları günah­ları, insanlardan gizlerler de Allah´tan gizlemezler.»[13]

« Ölü. iken hidâyetle diriltip, kendisine insanlar arasında yürüyecek bir nur verdiğimiz bir kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkmayan kimsenin durumu gibi olur mu? »[14]

-« Herkesin kazandığı iyilik lehine, yaptığı kötülük ise aleyhinedir.»[15]

Düşman, (yaptığın) kötülüğü açığa vurur ve iyiliği gizler.»[16]

»Doğruluğu seviyorum, yalan sevmiyorum.»[17]

3- Mukabele: Mukabele de tıbak´dan sayılır. Muka­bele, önce iki veya daha fazla mânâyı bir araya getirmek, sonra sırasıyla bunların karşılıklarını zikretmektir.[18] Misâl: Şu âyette olduğu gibi: «Artık kazanmakta olduk-larının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.»[19]

[ Bazı misâller: "Hz- Peygamber (


MollaCami.Com